Siber güvenlik uzmanı Murat Lostar, mesajlaşma uygulamaları vedijital hizmetleri kullanırken çok dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, “Bir ürün ücretsizse mutlaka o ürün sizsiniz, sizin verinizdir. WhatsApp’ta yaşanan olay bu. Signal ve Telegram da benzer sistemler” dedi

WhatsApp’ın tepki çeken gizlilik sözleşmesi, gözlerin dijital güvenliğe çevrilmesine neden oldu. Kullanıcılar Telegram, Signal ve BiP gibi uygulamalara hücum ederken, uzmanlar uyarılarda bulunuyor.

Siber güvenlik uzmanı Murat Lostar, “Bir ürün ücretsizse mutlaka o ürün sizsiniz, sizin verinizdir” diyerek, kullandığımız dijital hizmetlerdeki durumu özetledi.

WhatsApp olayında olup bitenin de bu olduğuna işaret eden Lostar, “Yıllardır mesajlaşma platformu olarak kullanıyorduk. Belli bir büyüklüğe gelince çatı şirketi Facebook’un bunu daha fazla paraya dönüştürmek için aksiyonlar alacağı belliydi. Bunlardan biri kullanımı paralı yapmak olabilirdi. Diğeri ise iki platformdaki verileri birleştirip teknik profilleme dediğimiz yapı üzerinden reklamverenlerin kullanımına sunmak. İkincisini yapmak istediler” dedi.

Diğerleri güvenli mi?

Lostar, WhatsApp’ın yoğun kullanımın olduğu pandemi dönemini seçmesinin de normal olduğunu belirterek, “Pandemide hayatın çoğu dijital mecralarda geçmeye başladı. WhatsApp yazışmalarında içerikler uçtan uca şifrelense de içerik görülmese de kimin kiminle, ne zaman, ne sıklıkla haberleştiğinin detayları görülebiliyor. Bu da kişi profillemenin önemli özellikleri arasında yer alıyor. Şu anda kullanıcılara düşen beğenmeyip başka platforma geçmek ama bunun için bütün arkadaş çevreniz ve iş grubunuzun da geçmesi gerekiyor. Signal ve Telegram da benzer sistemler üzerinden çalışıyor. Hepsinin iş modeli benzer. Şu anda bedava kullanıma izin veriyorlar ama ileride onlar da palazlanıp daha fazla para kazanmak isteyip benzer aksiyonlar alabilir” diye konuştu.

Murat Lostar, hiçbir anında mesajlaşma uygulamasının yüzde 100 güvenlik sunamayacağına da dikkat çekerek, şunları söyledi:

“Aslında WhatsApp’ın yaptığını dijital servislerin hepsi yapıyor. Burada rahatsızlık veren WhatsApp’ın güvenlik sözleşmesini yenileyerek ‘beğenmiyorsan git’ demesi. Yoksa çoğu uygulama kişileri profilliyor. Teknik olarak bütün dijital servisler bunu yapabilecek durumda. Buradaki mesele onların bulundukları ülkelerdeki kanunlara, açıkladıkları gizlilik ve kullanım politikalarına ne kadar saygılı olduklarıyla ilgili. Kimse binlerce insanı bize iyilik olsun diye istihdam etmiyor. WhatsApp’ın konuşmalarınızı, yazışmalarınızı başkasına aktarma gibi bir durumu yok ama profillemeyle reklamverene sunabilir.”

‘Bilgiyi kontrollü paylaşın’

Murat Lostar, kullanıcılara şu önerilerde bulundu:

En büyük hata, servisleri kullanırken verilen onayların okunmaması. Genel olarak Türk kullanıcılarda bu konuda bir umursamazlık var.

WhatsApp, Signal, Telegram farketmez, bilginizi kontrollü paylaşın. Düşünerek, dikkat ederek yazışın.

Teknolojiyi kullanırken önleminizi alın. Teknolojinin eksik ya da yanlış kullanımından kaynaklanan riskler var.

Akıllı telefonlar ve onların çevresindeki yazılımlar hayatımıza inanılmaz girdi. Güvenlik ayarlarını yapmak ve uygulamaların güvenlik şartlarını sonuna kadar okumak önemli.

Pandemide uzaktan çalışma artınca şirketlerin tüm bilgileri de ortaya serildi. Bazılarının da yeterli güvenlik önlemi yok. Basit bir hacker tarafından bile ele geçirilebilecek durumda.

 Cep telefonlarınızda güvenlik ayarlarını mutlaka yapın. Hangi platformda ne paylaştığınıza her zaman dikkat edin. Paylaştığınız bilgi zararlı yazılım yoluyla da elde edilebilir.

‘Mahremiyet özgürlüktür’

Türkiye’de internet kullanıcılarının gizlilik ve güvenlik konusunda bilinçsiz davrandığını da kaydeden Lostar, “Türkiye’de bu durum yeterince önemsenmiyor. İletişim mahremiyetini korumak önemli. Mahremiyeti korumak özgürlüktür. O mahremiyeti ortadan kaldırdığınızda özgürlüğünüz ortadan kalkar. Bu bazen silah gücüyle, bazen de teknoloji gücüyle yapılabilir” dedi.